Ana sayfa Makaleler Tasarım Odaklı Süreç: Çiko Yöntemi- Rıza SOLMAZ

Tasarım Odaklı Süreç: Çiko Yöntemi- Rıza SOLMAZ

1820
0
PAYLAŞ

Bu yöntem her okula ve bölgeye uygun değildir. Sınıfı bölebilen merkezi okullara uygundur. 

Yöntemin adına Çiko koyma nedenim; muhabbet kuşlarını çok sevmem ve bana Doğu görevimde eşlik etmiş rahmetli Çiko adlı kuşuma küçük bir jesttir. Şaka şaka: Dikkat çekmek için 🙂 Soldaki Çiko 2.0

Meslektaşlarımız; ürün tasarlama sürecinde ya direkt proje ürünü buldurur ya da sorundan çözüme doğru bir süreci işler. Proje ürünü buldururken öğrenci genelde interneti kullanır. Bu yüzden ortaya yeni bir ürün çıkma şansı azdır. Ayrıca kalabalık sınıfta tüm öğrencilerin süreciyle uğraşmak zor olacağı için proje ürünü yönteminin de avantajları vardır.

Benim yöntemim; sınıfı 2 gruba bölebildiğimiz için sorundan-çözüme sürecini bir daha açık ve net hale getirmeye, bu süreçte  öğrenciye sık sık uyarıcılar vermeye dayalı.

Ünitenin 1. Haftası: Öncelikle öğrencilerime mutlaka yeni bir üniteye geçtiğimiz ünite içinde ve sonunda ne yapacağımızı ne öğreneceğimizi söylerim. Bu onların meraklarını dindirdiği gibi hazır olmalarını da sağlıyor.Tasarım odaklı süreçte öncelikle araştırma basamaklarını yazdırıyor ve kısaca neyin ne olduğunu söylüyorum. Basamakların teker teker ele alınması gerektiği konusunda uyarıyorum. Bunun bir süreç olduğunu ve verilen ödevi doğru zamanda yapmayanların o basamakta kalacağını, yani geri kalacağını anlatıyorum. Daha sonra bize yetişmek içi onun daha çok uğraşacağını söylüyorum.

Konuya geçtikten sonra öğrencilerime sorun kelimesinin yaptığı çağrışımları söylemelerini istedim.1 ders saati boyunca şunu yaptık: Kendi hayatınızda maruz kaldığınız sorunları, dertleri, sıkıntıları, engelleri, tehlikeleri, riskleri anlattınız. Sonra başka insanların maruz kaldığı sorunları düşününüz. Sonra başka canlıların maruz kaldığı sorunları bulmaya çalışınız. Tüm bu sohbet 1 ders saati sürse de hızlı bir şekilde yapılarak tüm sınıfın katılmasını sağlamaya çalıştım.2. ders başladığında bu defa az önce söylekleri sorunlardan SOYUT,DAVRANIŞ,POLİTİK olanları elemelerini istiyorum.Bu bu elemeden sonra elde kalanlarını kağıda yazmalarını istiyorum. Amaç; kayıt altına almak.

SOYUT: Öğrenci “Hiç bir arkadaşıma güvenmiyorum” dediğinde “Bu soyut bir sorun bu sorunu çözebilmek için bir ürün tasarlamayız. İletişim becerilerimizi geliştirerek bu sorunu çözebiliriz” diyorum. Burada öğrenciyi soyuttan somuta çekmeye çalışıyorum.
DAVRANIŞ: “İnsanlar birbirlerine küfür ediyor” “İnsanlar yalan söylüyor” dediğinde “Bu sorun davarnış bozukluğu değil mi? Davranış bozukluğu ürün ile mi çözülür yoksa eğitim ile mi” diyerek onu tasarım odaklı düşündürmeye çalışıyorum.
POLİTİK: “Bazı insanlar işsiz kalıyor” “Arkadaşımın babası işten atılmış” gibi söylemlere de “bu sorun ekonomik bir sorun. Ekonomi de politikacıların işidir. Bizler ürün tasarlayıcılar olarak bu sorunları çözebilen çözümler sunamayız. Çünkü ekonomist değiliz, politikacı değiliz.İleri de büyüdüğümüzde politikacı olup ekonomi ile ilgilenebilir. Ancak şuan sadece öneri verebilir. ” diyorum.

Ürün ile ilgili olmayan sorunlarda yukarıdaki örnekleri kullanırım. Her öğrencinin kağıdı ile tek tek ilgilenir ürün odaklı olmayanları eler ve neden elediğimi belirtirim.

Şuan 2 ders saatini doldurduk. Sorunlardan konuştuk Sorunlar yazdık. Ödev olarak da 10 tane de evde yazın diyorum. Ailenize sormayın çünkü onlar sorunlara sizin gibi bakmaz; onların söyleyeceği sorunlar soyut, davranışsal ve ekonomiktir. Lütfen kendiniz sorunu fark ediniz diye tembihliyorum.

Ünitenin 2. Haftası: Bu ders; öğrencilerin 1. basamağı başarı ile geçtiklerini şimdi sırada 2. basamağın olduğunu söylüyorum. 2. basamağımız sorun tanımlanması. Bu derste anlamlı, düzgün, neden-sonuç amaç sonuç ilişkili cümleler kurarak bir iki paragraf yazı ile sorunumuzu tanımlıyor, anlatıyoruz. Buradaki amacımızın bu yazıyı okuyan insanların sorunun ciddiyetini fark etmesi olduğunu söylüyorum. Örnek olarak; 2 öğrenciyi yanıma alıp kısa bir drama yaptırıyorum. Bu dramada yok yere 2 arkadaş kavga ediyor ve öğretmen onları çağırıyor. Önce birinci öğrenciyi dinliyor. Birinci öğrenci olayı,sorunu, sıkıntıyı tıkır tıkır anlatıyor, öğretmeni ikna ediyor. Sıra ikinci öğrenciye geldiğinde ikinci öğrenci düzensiz cümleler kuruyor, bağırıyor, sürekli aynı şeyleri söylüyor Sonuç olarak kendin ifade edemediği için öğretmen kendini ifade edeni haklı buluyor. Bu arada öğretmenlerin bu tip durumlarda zorlanabileceğini ancak kötü bir niyetlerinin olmadığını da belirtiyorum. 🙂 Bu örnekten sonra öğrenciler yazmaya başlıyor, yazanlar okuyor gerekli düzeltmeleri herkesin dinlemesini sağlayarak yapıyorum. “Arkadaşınızın tanımlamalarını dinleyin onun yanlışlarını yapmaz, onun doğru yaptıklarını yaparsınız” diyorum. Öğrencileri homojen olarak seçiyorum. Herkesin konuşmasını sağlamaya çalıyorum. 2 ders bununla geçtikten sonra haftaya bu tanımlamaları bitirip gelmelerini rica ediyorum. Yine şen şakrak bir ders oluyor. Her sınıfta olmasa da 7 tane 7. sınıfın 5’İnde öğrenci katılımı enerjik olduğu için gülerek esprili bir şekilde ders işliyoruz.

Ünitenin 3. Haftası: Bu derste sorunlarımızın kaynağını bulacağımızı söylüyorum. Her sorunun bir kaynaktan çıktığını, bu çıkış noktasını çözdüğümüzde sorunun çözülebileceğini belirtiyorum. Bu hafta için Araştırma Nasıl Yapılır?  yazımızda bir sunu paylaşmıştım.Bu sunuyu 1. ders saati anlatıyorum. Burada önemli olan bol bol örnek vermek. Her sorunun aynı yöntemle araştırılamayacağını bazı sorunlarda yazılı kaynak bulabilirken bazılarında sayısal verilere ihtiyaç olacağını, video-ses kaydı yapabileceklerini mutlaka sorunlarının konusunda uzman olan kişiler ile yüz yüze-telefonda-mail ile görüşmelerini söylüyorum. Onlara dedektif gibi düşünmelerini; bir dedektifin katili bulmak için her şeyi bilmesi ve anlamlı bir şekilde olayı çözmesi gerektiğini anlatıyorum. Hatta seneye bunun için dedektif şapkası alacağım 🙂 Ders bitmeden öğrencilere seçtiğimiz sorunları nasıl araştıracaklarını hangi yöntemleri hangi kaynakları kullanacaklarını ne yapacaklarını yazmalarını istiyorum. Onlar da şu kişi ile röportaj yapılacak, 25 kişi ile anket yapılacak, sorunun fotoğrafı çekilecek falan yazıyorlar. Röportaj için öğretmenlerini uzman kişi olarak görebileceklerini tavsiye ediyorum. Ancak evinize yakın bir yerde uzman biri varsa, akrabanız o konuda uzmansa onunla görüşün diyorum. Amaç; araştırma yöntemlerini belirlemeleri.

Ünitenin 4. haftası: Araştırma yapanlar ve yapmayan sınıf geliyor. Bu su götürmez. Bazı öğrenciler unutuyor, bir hafta daha süre veriyoruz herkese. Biraz daha ekleyin diyoruz. Araştırma yapmayanları arka sıralara alıyorum. Yapanları ön sıralara. Onlara “Bugün güzel bir dersi kaçırdınız” diyorum asla onları görmezden gelmiyorum.  Araştırma yapanlar ile 4. basamağa geçiyoruz. Bu basamakta araştırmalarımızı masaya seriyor verileri analiz ediyoruz. Bir kompozisyon yazıyoruz. Bu kompozisyonda giriş gelişme sonuç bölümlerine dikkat ediyoruz. Zaten Türkçe dersinden bunu biliyorlar. Gelişme bölümünde araştırma için neler yaptıklarını, kimlerle görüştüklerini, hangi verileri elde ettiklerini anlatmalarını istiyorum. Eğer kompozisyonda şu veriyi elde ettim dediği araştırma, araştırma kağıtları arasında yoksa bunun yanlış olacağını, araştırma kağıtlarının ispat, delil niteliğinde olduğunda bahsediyorum. Yine dedektif örneğine geçip; parmak izi, video kaydı, saç teli vb her şeyin delil olduğundan; dedektifin bu kanıtları analiz ederek olay hakkında bazı görüşlere vardığını söylüyorum. Biz sadece bunu kompozisyon yaparak yapıyoruz diyorum. Her öğrenci kelimeleri etkili kullanamaz, yazan yazıyor, daha iyi yazabileceğini bildiğim öğrencilere olmamış dediğim gibi yeterliliği belli öğrencilere 1-2 paragraf yazı içi aferin diyorum.

Araştırma yapmayanlara bazen 1 hafta bazen şu güne kadar gel bana göster dediğim oluyor.

Ünitenin 5. Haftası: Bugün çözüm önerileri yazacağız ancak bu öneriler ürün odaklı olacak diyorum. Zaten 4 hafta bu günü bekleyen öğrenciler de oluyor. Onlara aşağıdaki resmi açıyorum.

Her birinin farklı renklerde olması her birinin farklı bir çözüm olduğunu anlatıyor. Bunu da hızlıca TEMEL TASARIM ELEMANLARINA GÖRE YORUMLATIYORUM.



Her sorun birden fazla çözüm, yöntem ile çözülebilir. Şimdi sağ elinizi kaldırın, sağ yanağınız kaşındı. Kaşıyorlar. Sağ el kullanmadan kaşı.. Parmak kullanma… El kullanma… araç gereç kullan… araç gereç de kullanma vücudunu da kullanma?? böyle hızlıca bir oyun oynuyoruz. Onlara az önce hepsinin hızlıca çözüm bulduklarını söylüyorum. Seviyorlar böyle şeyleri.

Peki biz sorunlarımız için nasıl çözümler bulacağız? Tasarım odaklı yani ürün tasarlayarak sorunlarımız çözmeye çalışacağız. Peki ürün deyince sadece makine mi anlıyorsunuz? Teknoloji nedir? Hemen ürün diyorlar.Teknoloji üretim bilgi ve becerisidir. İnek ne içer?Süt demek gibi. Beyinler iyice yanıyor ama hemen aşağıdaki resmi açıyorum.

Bu resim için bir sunu ve video hazırlıyorum. Yakın zamanda paylaşacağız.
4


Sizler; sorunlarınıza çözüm olarak ürünler tasarlayacaksınız. Bu ürünler aparatlar gibi küçük ve basit olabilir, aparatlar da sorun çözer, araç gereçler gibi de olabilir, cihazlar gibi elektronik, elektrikli olabilir. Bir makine tasarlayabilirsiniz, makineler çoğunlukla bir şey üretir. Ve ya karmaşık bir sistem yani içinde aparatlar araç gereçler cihazlar ve makineler olan bir düzen tasarlayabilirsiniz. Biz bu derste sorunları tasarlayarak üreterek çözeriz.

Öğrenciler başlıyor çözüm önerilerini yazmaya. “Yazan okusun ancak hiç kimse olumsuz konuşmasın diyorum. Olumsuz, yanlış, mantıksız gibi görüşlerimizi haftaya söyleyeceğiz. Bu hafta sadece dinliyor ve olumlu katkılar yapıyoruz.” Herkesin 1-2 tane çözüm önerisi okumasını sağlıyorum. Ikınan sıkılan da olsa okutuyorum.

Bazen robot yazan olunca hemen düzeltiyorum:

Robotlar insana benzemek zorunda değildir. Benzerlerse Android yani insanımsı olurlar.



Mesela bir android yapalım. Görev insana masaj yapmak olsun diyerek bir öğrencinin omzuna yaklaşıyorum. Eğer bu android bozulursa bir başlar gıdıklamaya 🙂 🙂 Mesela Robot Sopia bir androiddir. O hem robot hem de vatandaş: SOPHİA

E hocam yeni bir çözüm bulamıyorum benim sorunumla ilgili her şeyi yapmışlar” diyenler için hemen şu resme geçiyorum:

Bu resmi yorumlayalım: Ayakların yere bassın derler ve diyecekler size. Ne demek bu? Mantıklı ol demek. Ayakları yere basmayan fikirler hayalperest işidir değil mi?

İlk dersten itibaren örnek verdiğim bir kaç sorunum vardı. Atölyedeki dolabın sallanması. Bu sorunu hatırlayıp buna hayal kurarak mantığa bağlı kalmadan çözümler önerin, bu öneriler bir ürün olsun diyorum. Neler neler geliyor, kimisi yer çekimini yok ediyor kimisi dolap düzelten küçük robotlar. Ardından şimdi de sadece mantıksal ve var olan çözümler üretin diyorum. Dolabı duvara sabitleyen, ayağının altına kağıt koyan tahta koyan…

Hayalden kopmayın. Ama mantıktan da uzaklaşmayın. BÜTÜN YENİLİKLER HAYAL İLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR MANTIK İLE DEĞİL. MANTIK HAYALİN TASARIMINI ÜRETİR. ANCAK SADECE MANTIK İLE YENİ BİR ÜRÜN ORTAYA ÇIKMAZ!

Bu resimden sonra yeni var olmayan ancak bir gün üretilebilecek mantıkta bir ürün tasarlayarak dolabımın sallanma sorununu çözen bir ürün önerin deyince başlıyorlar düşünmeye. İlla yeni bir şeyler çıkıyor. Baktım çıkmadı sorunu değiştiriyorum.. Her maya her süte tutmuyor. 🙂

Öğretmen arkadaşlar hatırlayın ortaokul yıllarınızı; uyuyamazdık akşamları hayal kurmaktan. Aksiyon-macera, bilim kurgu, romantik hayaller olurdu aklımızda. Dalar giderdik uykuya bunlarla. Hepimiz o yaşlarda hayal kurar ve her şeyi başarırdık. Epik bir kahraman, dünyayı kurtaran biri, herkesin beğendiği hayran olduğu bir sanatçı… Büyüdük; artık kafamızı yastığa koyunca uyuyoruz; doğal gaz, kredi kartı, kira borcunu düşündükten sonra… Büyükçe mantık hakim oldu zihnimize. Hayal bile hayal…

Ders boyunca yazan okuyor, soran soruyor. Yukarıdaki resimleri hemen değil ara sıra gösteriyorum. Yani öğrenciden gelen dönüte göre resmi açıyorum. Dönüt gelmez veya gecikirse bakın buraya diyerek gösteriyorum.

Çözümlerinin ahlaki ve etik kurallara bağlı olsun. Tehlikeli saldırgan olmasın. Kırmızı ışıkta geçen arabayı roket ile vurmak gibi 🙂 Şunu bunu yapana ceza kesen makie yaparsanız o makineden bir daha haber alamazsınız diyerek küçük espriler.. Sorunun kaynağını bulun onu çözün..

Ders biterken “Haftaya her sorun için en az 5 tane çözüm bulun ki onları değerlendireceğiz bazılarını çizeceğiz.” diyorum. Ayrıca öğrencilere en fazla 3 tane sorun seçmiştim ilk haftalarda. Bazıları sorun bulmada zorlanınca sorunu ben söyledim. Böyle öğrencilere ürün modeli maketi yaptırmayacağım. Onlara Mimari Tasarım ünitesinden “Bir yapı hayal et-inşa et” etkinliği yaptırıp bunu maket olarak alacağım. Her öğrenci sorun-çözüm sürecine etkin katılmıyor, olabilir..

 Ünitenin 6. Haftası: Boya araçları geldi, kağıt var haydi diyorum çizim, ister 3 görünüş ister 3 boyutlu çizin. Renk kullanın, kurşun kalem yok! şurasını burasını çizemeyen getirsin çizeyim. Bir sürü çizin çizdikleriniz bir öncekine benzemesin.Yeni farklı olsun. Ver gazı 🙂 Biraz kafa yorun, dış görünüşüne. Bir isim verin bu ürüne. Hepsine imza atıp etkinliği bitirdiniz aferin diyorum. Herkes bu etkinlikten puanını alıyor 🙂


Sonuç: Zaten bizim branş başka branşlara benzemez, yenilik farklılık ister, kalıplardan taşmak ister. En zoru da enerji ister. Aynı enerjiyi çok farklı sınıfta çok farklı öğrenci kitlesine sunmak yorar insanı. Ben böyle işledim tasarım odaklı süreci. 2. Dönem bu çizimleri tekrar gözden geçirip maketini yapacağız..

İyi çalışmalar

Rıza SOLMAZ.