Ana sayfa Yeni Program Enerjinin Dönüşümü ve Tasarım Mimari Tasarım ve Gelecek(!)

Mimari Tasarım ve Gelecek(!)

2890
0
Paylaş

Merhabalar; yeni programda Mimari Tasarım ünitesi hakkında bir çok içerik paylaştık, paylaşıldı. Emeği geçen, zaman ayırıp üreten, yol yordam gösteren herkese teşekkür eder, tebrik ederiz. Çeşitliliğe en fazla ihtiyaç duyan teknoloji ve tasarım disiplininde böyle örnekler görmek çok güzel.

Bu yazıda bazı noktalara değineceğim.

1-Mimariyi (Mimarlık) Ne Olarak Öğretiyoruz?

Evet; mimariyi ev tasarlamak olarak öğretme hatasına düşmemeliyiz. Hatta mimari kelimesinin devamında yapı kelimesini kullanırsak; “yapı” kelimesini sıklıkla çeşitlemeliyiz. (ev, okul,hastane,yol,köprü, kule, gökdelen vb gibi) Çeşitlemek önemli çünkü öğrencilere mimari bakış açısı kazandırmak istiyorsak gözlerini evlerden alıp, çevreye bakmalarını sağlamalıyız.


2- Mimari Tasarıma Örnekler Verirken Yapılan Hatalar

Mimariyi örneklemek için Modern Mimari Akımlarına takılıp kalmak tehlikelidir. Sürekli olarak modern mimari akım örnekleri verilerek ders işlendiğinde veya öğrenci tasarım yapmaya sevk edildiğinde elde edilen sonuç da modern mimari akımlarını izleyen bir sonuç olacaktır.

Öğretmenlerimiz Modern Mimari Akımlarını bilmelerini veya öğrencilere ödev vermelerini tavsiye ederim.

3- Nedir Bu Geleceğin Mimarisi?

Ütopya, distopya okuyanlar bilir: Gelecek bugünden daha kötü olabilir.

Mantık kuralım: çevre kirleniyor, su, hava, toprak kirliliği son 50 yılda inanılmaz seviyede arttı. Dünya nüfusu hızla arttığı gibi ekonomik dengeler arasındaki fark da artıyor. Üretim hızı ve tüketim hızı hat safhada. Üretimsel atıklar doğada çözünmüyor. Ham madde ve fosil yakıtlar gittikçe azalmakta, yeni yöntem arayışları bir grup çok uluslu şirketin tekelinde.

Şimdi sorarım size; gelecek daha mı güzel olacak?

Geleceğimizde daha çok sorun çözmek zorunda kalacağız. Eğer bugünkü gibi üretmeye, tasarlamaya ve tüketmeye devam edersek geleceğimiz dünya için pek iç açıcı olmayacak.


Fotoğraflarla Anlatalım

Mantık kuralım: Hava kirliliğinin yüzde 95’e ulaştığı şehirler var. Bu durumda geleceğin şehirler, geleceğin mimarisi böyle mi görünecek sizce? Bu şekilde yol almaya devam edersek geleceğimiz temiz mi olacak?
Mantık kuralım: su ve deniz kirliliği gün geçtikçe artıyor. %3 olan tatlı su kaynakları her geçen gün kirletiliyor. Buna rağmen gelecekte denizlerin, suların arasında mı yaşayacağız?

Hiç dikkat ettiniz mi? Tüm gelecek hayallerinin ortak bir noktası vardır:

GELECEK HAYALLERİ; ZENGİNLER İÇİN, ZENGİNLİK ÜZERİNE TASARLANMIŞTIR.
TÜM GELECEK HAYALLERİ LÜKS İÇERİR.

Peki işleri yapan, üreten, rezilliği çeken insanlar nerelerde yaşayacak? Yukarıdaki hayali evlerde mi yaşayacaklar?

Brezilya’dan bir kenar mahalle
Mumbai’den bir kenar mahalle
Haiti’den bir kenar mahalle

Hindistan’dan bir kenar mahalle



Geleceğin evleri hijyenik, pırıl pırıl, akıllı ve otomatik olacak. Ancak bunu herkes kullanamayacak.
Bu yapıların enerji ihtiyaçları olacak. Bunu düşünen yok!
Ayrıca bu gerçeği öğrencilerimize söyleyen de yok.

Şehir çocuğu zaten yüksek bina görmeye alışık. Ancak kırsal bölgedeki çocuğa “geleceğin mimarisi” diye lüks yaşam tarzını gösterirseniz, onu gerçekten koparmış KANDIRMIŞ olursunuz. Bu da gelecek nesillere yapılabilecek en büyük ihanettir.

Tüm veriler geleceğin her zaman olduğu gibi belli bir zümreye “gelecek” olduğunu gösteriyor. Bu gerçeği dile getirmeliyiz.

4- İçinizi Kararttım Şimdi Sıra Umutta

Gelecekte; insan nüfusu daha hızlı artmaya devam ederse, enerji ihtiyacımız kat kat artacak. Bu nedenle yeni ve çevreci yöntemlerle enerji ihtiyacımızı karşılayabildiğimiz yapılar, sistemler tasarlamalıyız. Bu çalışmaları yürüten yüzlerce aktivist, mühendis, bilim insanı var.

Kesinlikle gelecek; mimarisi veya teknolojisi olsun çevreci olmak zorunda. En az enerji tüketerek en yüksek verimi vermek zorunda. YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI’nın kullanımı artmalı, bu kaynakların daha portatif bir şekilde şehirlerde kullanılması sağlanmalıdır.

“Evinizin balkonuna kurabileceğiniz bir güneş paneli düşünün. Tüm evinizin elektriğini karşılasa, en azından yılın 7-8 ayı.”

Isınma ve soğutma işlemlerini fosil yakıtlarla değil Hidrojen ile sağlayabiliyoruz. Ancak bugünün teknolojisi ile bu süreç biraz masraflı. Çünkü seri üretime girmiş bir model yok. Aslında böyle bir modelin olmaması çok uluslu şirketlerin işine geliyor. Yakın gelecekte bu şirketler geleceğin enerjisi diye hidrojeni satmaya kalkacaklar, buraya yazıyorum 🙂

İnşa sürecinde geri dönüştürülen atık maddelerin kullanımı, üretim atığının azaltılması. Bu mantık ile yapılan Earthship adı verilen yapılar mevcut. Gayet de başarılılar.

Toplu yaşam alanlarında tarım üretimi yapabilmeliyiz. Bu amaçla son dönem bazı toplu konut projelerinin bazı katlarının balkonlarında yapay tarım alanı yapılmakta. Bakım ve işlem istemeyen sebzelerin yetiştirilmesi sağlanıyor.

5- Devlet Desteği ve Yasa Şart

Çevreci yapılar inşa eden, yapıları çevreci tasarlayan, çevreci malzeme kullanan tüm bireyler desteklenmelidir. Özellikle kırsal bölgede; bölgeye zarar veren her türlü imarı devlet programı dahilinde engellenmelidir. Doğal malzeme kullanımı teşvik edilmelidir. Talan engellenmelidir.

6- Bize Düşen Görev

Öğretmenler olarak öğrencilerimize bu gerçekten bahsetmeliyiz. Çevre kirliliği artık sakız gibi. Kimsede bir tedirginlik yaratmıyor. Öğrencilere sorsanız hepsi çevreci. Çevre kirliliğini çöp olarak öğretiyoruz. Oysa çevre; yapılarla da kirletilir. Hatta bir bölgeyi en çok kirleten unsur yapılardır. Yapıların ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretirken çevre çok zarar görür.

Öğrencilerimize çevreci mimari yaklaşımları takip etmelerini, herkes için mimari tasarımlar yapmaya çalışmalarını, var olan sanatsal mimari tasarım kaygısından çıkıp çevreci bir kaygı ile mimariyi düşünmelerini istemeliyiz. Tabi bunu önce kendimiz istemeli, fark etmeliyiz.

Mimari Tasarım Ünitesinde geleceği kurgulatan arkadaşlara bu gerçeği göz önünde bulundurmalarını öneririm.

Son olarak; mimari tasarım ünitesinde taklit edilen bir site olduk. Sevinelim mi üzülelim mi bilemiyoruz.

İyi çalışmalar dilerim